8 Mart 2014 Cumartesi

DÜNYADA MUTLULUK

 MUTLULUK 


Mutlu olmak bütün insanların tek arzusudur. Mutluluk fıtrata, cinsiyete,nefse, ve zevke,göre degişsede hedef birdir; oda sevinmek ve huzurlu olmaktır. 
İnsan için huzur gönülle bulunacak ve tadılacakbir şeydir.Huzur sebepleri her gönüle göre degişir.Bir gönüle acı veren şeyler, digerine tat verebilir. Bir gönlün kaçtıgı ve korktugu şeylere digeri ünsiyet ve muhabbet bulabilir.Bir gönlün sıhhat ve zenginlik içinde buldugu huzuru digeri hastalık ve fakirlik halinde yakalayabilir.Huzura giden yollar 
hakkın fıtratı adedince farklıdır. 

Konumuz yüce ALLAHın dostlugu için yaratılan insanın huzuru ve mutlulugudur. Dinimizde mutluluk insan için bir hayel degildir.Ohayat olarak hazırlanıp önümüze konmuştur: 
Mutluluga giden yol açılmış, ulaşma şekli ögretilmiş örnekleri gösterilmiştir. 

Bu mutluluk gönlün yüce ALLAH ile huzur buldugu iman, sevgi,ve edep yoludur. B u yolda acı tatlı herşey mutluluga hizmet eder.Zaten mutluluk sevgili için çekilen çile ölçüsünde tatlı olur. bunun için peygamberler ve aşıklar yüce dosta giden yolda çile çekmeyi rahatlıga tercih etmişlerdir. 

Ancak insan nefsinin bir özellligi var;o da aceleyi sevip kolayı tercih etmesidir.Nefis aceleci bir özellikte yaratılmıştır. Ayette belirtildigi gibi: 
"İNSAN HAYRI İSTER GİBİ ŞERRİ İSTER ;çünkü o çok acelecidir."isra 17/11 
bir anlık geçici zevk ugruna gelecekte bulacagı ebedi saadeti terkeder. Bunun için dünya der mevla demez haramlarda ki tada yönelir, hayırların sonunda saklı cenneti görmez. 
Bu dünyadaki seviçler, sevilen şeyin özelligine göre uzun veya kısa sürer. İnsanda okadar mutlu olur. 
Asıl mutluluk insanın bütün zamnaına ve varlıgına yansıyan mutluluktur. Mutlu insanın bütün zamanları ve vucut azaları ulaştıgı mutluluktan payını almalıdır. 
Mutluluk veren şeyden insanın nefsi sevindigi kadar, ruhuda sevinmelidir. Bedeni rahat ettigi gibi kalbide huzur bulmalıdır.Mutluluk vucutta dengeli bir şekilde paylaşılmassa, 
geçici bir zevk olur;bir taraf gülerken diger taraf aglar 
Dinimiz dengesiz bir mutluluktan sakındırmaktır;manevi hayat gibi madi hayatında düzenli ve güzel olmasını emretmektir. 
insanın üzerinde nefsinin hakkı oldugu gibi ruhunda hakkı vardır. Karnı gibi kalbide gıda ister. Bedeni gibi gönlü de rahatlık arar. Ayrıca ailemizin ve çevremizin de bizde hakkı vardır. 
üzerimizdeki en büyük hak yüce yaratıcımızındır. 
bir kimse bütün bu hakları korumadan mutlu ve kutlu bir insan olmaz.