16 Şubat 2017 Perşembe

HAYAT

Hayat, iki cümle kelimelerde. Oluşumun ve bitimin sembolüdür. Kimine göre birkaç sevgili hüzün, kimine göre ise birkaç mutluluk sembolü olarak karşımıza çıkmakta. Bir iki kelime olan bu manaya derinlemesine bakmakta fayda olduğunu düşünüyorum. Deniz, hırçın dalgalarını yüzümüze vururken, bir soğukluk yanı başımıza oturur; bizim onu izlemekten başka hangi seçeneğimiz vardır; oysaki kiminin hayatı dalgalar gibidir. Sen, yarınını düşünürsün; kimisi ise yarını için düşünmek yerine, laf salatası yapma niyetindedir.

Karmaşa aslında burada komşumuz olur. Ortak olmak istediği yer bizim hüzün bahçemizdeki kurguladığımız hayatlar; bir kelime daha ekleniyor, dağarcığımıza.
***
Yaşam: İçinde olduğumuz buhranın, kelime karşılığı olduğunu düşünüyorum. Nispeten aramıza giren sadece yaşam ile de sınırlı değil. Kelime bütünlüğü olarak yaşam; iç sesimizi yansıtmamıza yarayan ufak bir ayrıntı. Kurulan cümlelerin derinliğini anlamak için kendi kelimemiz olan ‘gönül’ aslında birkaç söz ile kendini tasvir eder. Başka milletlerde karşılığı tam manası ile yoktur.  Lâkin gönülden anladığımız nedir?
“Dert, varsa; derman bulunur,” deniliyor. Aslında gönül denilen kor olan şeyin ‘o’ olduğunu anlıyoruz. Âşık, kendi derdi ile hemhal olmaktan başka ne yapabilir ki. Bizim derdimiz gönül yangınımız neresi olmalı, sevdiğimiz kişimi yoksa gönül ehline mi sarılmalıyız? Bunu bir daha düşünmenizi tavsiye ederim. “Laf olur, çıkar gelir/ kelimeler hüzündür/gönül elinden akar gelir.” Benim anlayışım bu, dostlar; kimisine yavandır, kimisine şerbet olur, sözlerim.
“Dost arıyorsan, bul seher vaktinde/ düşman arıyorsan arama boşuna.” Gerçekten dost dediğin, kendini her daim yanında hissettiğin kişidir. Düşman olan zaten yanındadır. Yanında başka, ayrılınca başka konuşur. Dost, elini tutanlardan olmanız dileği ile. Saygılar