4 Şubat 2017 Cumartesi

ÖN YARGILAR VE GÖLGELERİN GÜCÜ

Günümüz yaşantısına öyle kavramlar hakim oldu ki ilişkilerimiz de o kavramlara göre şekil kazandı. Yani değer yargıları değişti, toplumsal değerlerin yerine oturan sözcükler hayatımıza yön vermeye başladılar.
Yaşamın her kesiminde bir virüs gibi bulaşıcı, insanların her zaman başvurduğu hal çaresine dönüşen bu kelimeler neydi! Gölgelerin gücünü taşıyan bu sihirli sözcükler "REFERANS" ve "ÖNYARGI"dır. Beynimiz bu kavramlarla öyle beslendi ki bunlar olmadan hiçbir şey yapamaz olduk. Bir genç bir işe müracaat eder "REFERANSIN KİM" insanlar siyasete atılmak ister "BU KİMİN ADAMI" genç evlenmeye niyetlenir "ARABASI DAİRESİ" sorulur, karakteri kişiliği araştırılmaz. İşte müracaat eden gencin birikimine zekasına bakılmaz.

Yetkili insanlarda insan tanıma, anlama satanından uzak veya çark öyle döndüğü sistem öyle işlediği için insanlar kendini geliştirmeye ihtiyaç duymuyor. Bir referans onun için daha önem taşıyor. Bunun içinde ülkemizde umudunu yitirmiş gelişmeye ihtiyaç duymayan insanların sayısı da artmaktadır.
Günümüzde artık bir cenaze de biriken kalabalık bile etikete referansa bağlı oldu. Bununla ilgili bir anımı da aktarayım; siyasi kimliği olan bir arkadaşımla zengin bir esnafın cenaze defni için bekliyorduk. Büyük bir kalabalık vardı ve cenaze daha mezarlığa gelmemişti. Tam bu sırada yedi sekiz kişinin omuzlarında başka bir gariban cenazesi geldi. Toplasan 10-15 kişi, arkadaşa dedim ki adamcağız sağlığında siyasetçiden bir yakınlık görmemiş hiç olmazsa cenazesinde bir siyasetçi görsün, kalk tutalım tabutun ucundan dedim ve defnetmeye gittik. O yedi sekiz kişi bize tebessümle biraz da şaşkınlıkla baktı. İşte garibanın ölüsü bile referanstan yoksun defnedilse de esas takdirin tabi ki rabbimin katında olduğunu kaçımız biliyoruz?
Dostumun biri telefon açtı, amcanın kızının düğününde niye yoktun dedi. Cevabım "Davet etmediler dedim. Biz genelde cenazelerinden haberimiz olur ona gideriz" dedim! Düğünlerde de yine referanslar ön plandaydı. Yani sizin anlayacağınız bu referansın girmediği yer kalmadı, sonuç olarak etiketli yaşamlar her zaman tedavülde!
Bunlarla ilgili yeni bir de şu önyargılar yok mu? Acımasızca veya araştırmadan kişiler hakkında yargıya varmak ve şahsiyetleri ucuza harcamak, fitne tacirlerine pirim yaptırmak!
Bizleri fazla etkilemese de bu önyargılı insanlar hayatın akışını karıştırmaya yetiyorlar! Doktor bile bir hastalığa teşhis koymadan önce tahliller istiyor ve teşhisini öyle koyuyor. Bu ön yargıda bulunan kişiler bir araba bile satın alırken on kişiye kontrol ettirip öyle satın alırken, bir kişi hakkında değerlendirme yaparken aynı hassasiyeti gösterebiliyorlar mı?
Kişi yaşamın neresinde olursa olsun, hangi mevki de olursa olsun yetkilerini kendi vicdanı iradesiyle veya sahip olduğu donanımlara göre kullanmasını bilmeli. Yani önyargılar bizi yanlışlara da götürebilir ve her kesim bundan olumsuz etkilenir zarar görür.
Özgüvenimizle doğru değerlerle yaşamak bize daha iyi yakışmaz mı!